Kasten Öldürme Suçu
Kasten öldürme suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ikinci kısmında, Kişilere Karşı Suçlar bölümünün Hayata Karşı suçlar kısmında düzenlenmiştir.
KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNUN UNSURLARI
Makale İçeriği Neleri İçerir?
- 1 KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNUN UNSURLARI
- 2 KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNUN NİTELİKLİ HALİ
- 3 KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS SUÇU
- 4 Kasten Öldürme Suçu Ve Cezası
- 5 Kasten Öldürme Suçunda Haksız Tahrik
- 6 Kasten Öldürme Suçunun Temel Halinin Cezası (TCK m.81)
- 7 Kasten Öldürme Suçunun Nitelikli Hallerinin Cezası (TCK m.82)
- 8 Kasten Öldürme Suçunda Görevli Mahkeme
Esas olarak kasten öldürme suçunun unsurlarını maddi unsur, manevi unsur ve hukuka aykırılık olarak üç başlık altında sayabiliriz.
a) Kasten Öldürme Suçunda Maddi Unsur, Fiil
Kasten öldürme suçu, serbest hareketli, neticeli ve ani suçlar arasındadır. Suç, bir insanın bir başka insanı öldürme iradesi ile hareket etmesiyle ve mağdurun ölümüyle meydana gelir. Öldürme kastıyla ve bilinçli olarak hareket eden failin, mağduru ne şekilde öldürdüğünün bir önemi yoktur. Ölüm neticesinin meydana gelmesiyle birlikte suç tamamlanmış olur. Kasten öldürme suçunda ölüm olayının suç fiilinden hemen sonra gerçekleşmesi şart değildir.
Failin fiilinin tamamlanmasıyla birlikte mağdurun yaralanması, ancak ölüm olayının meydana gelmemesi halinde, kasten öldürme suçu meydana gelmeyecektir. Bu örnekte fail, öldürme kastıyla hareket ettiğinden dolayı kasten yaralama suçunun da meydana gelmemiş olacağı açıktır; burada işlenmiş olan suçun kasten öldürmeye teşebbüs olduğunun kabulü gerekir.
b) Kasten Öldürme Suçunda Manevi Unsur, Kusur
Failin, suç fiilini meydana getirmesinde kusurlu olması gerekmektedir. Bu nedenle failin olay esnasındaki kastı incelenmektedir. Kasıt, failin yaptığı hareketi bilinçli olarak yapması ve ölüm neticesini bilerek ve isteyerek bu neticenin gerçekleşmesi için gerekli suç fiilini yerine getirmesidir.
Kast
Kasten öldürme suçu nedeniyle yapılan yargılamalarda, failin kastının tespiti önem arz etmektedir. Suçun kasten öldürme suçu mu, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu mu, taksirle öldürme suçu mu yoksa olası kast ile öldürme mi olduğunun tespiti, cezanın tayini açısından gereklidir.
Kasten öldürme suçunda kasıtı belirlerken fail ile mağdur arasındaki ilişki , failin şahsi geçmişi, olay esnasında mağdurun vücudunda meydana gelen yaraların sayısı ve yeri, failin fiilini işlerken kullandığı araçlar gibi dışarıdan algılanabilir niteliğe sahip her şey tartışma konusu edilebilir. Bu nedenle her somut olay ayrı değerlendirilmelidir. Ayrıca failin, olayın meydana gelmesi sonrasındaki davranışları da kastın tespitinde önemlidir.
c) Kasten Öldürme Suçunda Hukuka Aykırılık
Hukuk sistemimizde hukuka uygunluk nedenleri ;
Kanun hükmünün yerine getirilmesi(TCK md. 24/1),
Meşru müdafaa(TCK md. 25/1),
Hakkın kullanılması
İlgilinin rızası (TCK md. 26)
Zorunluluk hali(TCK md. 25/2). Ancak zorunluluk halini salt bir hukuka uygunluk nedeni olarak düşünmek yanlış olacaktır. CMK madde 223/3-b. maddesi gereği zorunluluk halinin kusurluluğu ortadan kaldıran bir cezasızlık hali olduğunu belirtmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
d) Kasten Öldürme Suçunda Fail, Mağdur, Suçtan Zarar Gören ve Hukuki Konu
Kasten öldürme suçunda hukuki konu yaşama hakkıdır. Yaşama hakkı, hukuki literatürde mutlak haklardan biri olarak nitelendirildiği için kişinin üzerinde tasarrufta bulunma hak ve yetkisi söz konusu değildir. Dolayısıyla mağdur, failden kendisini öldürmesini talep ediyor olsa bile failin davranışı kasten öldürme suçu teşkil edecektir.
Kasten öldürme suçunun faili herkes olabilir. Hatta kasten öldürmeye elverişli fiili yerine getiren kişi isnat yeteneğinden yoksun olsa dahi kasten öldürme suçunun faili olarak kabul edilir. Yalnızca bu durumda ceza verilmez, güvenlik tedbiri uygulanır.
Kasten öldürme suçunun mağduru, kasten öldürülen kimsedir. Suçtan zarar gören ise ölenin yakınlarıdır.
KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNUN NİTELİKLİ HALİ
Türk Ceza Kanunu 82. Maddede, kasten öldürme suçunun nitelikli hali yer almaktadır. Kasten öldürme suçunun nitelikli hallerinden biri ile işlenmesi halinde verilecek ceza arttırılır.
Kasten Öldürme Suçunun Tasarlayarak İşlenmesi
Kasten öldürme suçunun tasarlanarak işlenmesi halinde, verilecek ceza oranı artmaktadır. Tasarlama kavramından, önceden plan yaparak kişiyi öldürmek anlaşılabilir.
Yerleşik yargısal kararlarda kabul edildiği ve tereddütsüz bir şekilde uygulandığı üzere, tasarlamadan söz edilebilmesi için; “Failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi” gerekmektedir.
Kasten Öldürme Suçunun Canavarca Hisle Veya Eziyet Çektirerek İşlenmesi
Canavarca hisle öldürme, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürmedir. Eziyet çektirerek öldürme ise ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olup sanığın öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastının da bulunması gerekmektedir.
Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silâh kullanmak suretiyle öldürme
Bu suçun genel tehlike yaratmak suçu ile karıştırılmaması gerekmektedir. Öldürmenin genel tehlike yaratmak ya da tehlikeli araçlar kullanılmak suretiyle işlenmesi, bu suçun nitelikli hâli olarak tanımlanmıştır.
Genel tehlike yaratmak, başlı başına bir suç oluşturmaktadır. Genel tehlikeye sebebiyet verme suçunun oluşabilmesi için ölüm veya yaralama ya da malvarlığına zarar verme gibi bir neticenin meydana gelmesi gereksizdir. Bu nedenle, kasten öldürme suçunun genel tehlike yaratmak suretiyle işlenmesi hâlinde, hem genel tehlike yaratma suçu hem de kasten öldürme suçu birlikte gerçekleşmiş olmaktadır. Fikri içtima hükümleri uygulanmak suretiyle bu durumda kişiye daha ağır cezayı gerektiren kasten öldürme suçundan dolayı cezaya hükmetmek gerekecektir. Ancak, bu bent hükmüyle söz konusu durum, kasten öldürme suçunun nitelikli hâli olarak kabul edilmiştir.
Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı işlenmesi
Suçun nitelikli halinde, suçun faile yakın olan kimselere karşı işlenmesi aranmaktadır. Bu suçun üvey anne-baba yada üvey kardeşe karşı işlenmesi durumunda nitelikli hal uygulanmaz.
Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi
Kasten öldürme suçunun çocuğa karşı, yani 18 yaşından küçük kimseye karşı işlenmesi halinde suçun nitelikli hali uygulanacaktır. Nitekim beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak kimseden anlaşılması gereken; akıl hastalığı, bedensel özrü olan kimseler, çok yaşlı ve kendini savunamayacak durumda olan kimseler anlaşılmaktadır.
Gebe olduğu bilinen kadına karşı işlenmesi
Suçun nitelikli halinin oluşabilmesi için failin, mağdurun gebe olduğunu bilmesi gerekmektedir. Failin mağdurun gebe olduğunu bilerek öldürme kastı ile hareket etmesi, suçun nitelikli halini oluşturur.
Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi
Mağdurun yerine getirdiği kamu görevi sebebi ile öldürülmüş olması suçun nitelikli halini oluşturur. Kamu görevini ifa ettiği sırada farklı sebeplerle öldürülen kimse için suçun bu nitelikli halinden söz edilemez.
Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla işlenmesi
Bir suçun gizlenmesi, suçun delillerinin ortadan kaldırılması veya suçun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten öldürme eyleminin gerçekleştirilmesi durumunda suçun nitelikli hali oluşacaktır.
Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle
Bu bent 08.07.2015 tarihinden sonra maddeye eklenmiştir dolayısıyla bu tarihten sonra işlenen suçlarda uygulanacaktır. Failin kasıtlı olarak bir suçu işlemeye karar vermesi ve bu suçu işleyememiş olması ve suçu işleyememekten duyduğu kızgınlık neticesiyle kasten birini öldürmesi gerekmektedir. Bu bendin uygulanmasında iki önemli husus vardır. Öncellikle gerçekleştirilmek istenen fiilin kasıtlı bir suç niteliğinde olması ve suçun icra hareketlerine başlanmış olup, tamamlanmamış olması gerekmektedir. Bu nokta fail amaç suça teşebbüs ve nitelikli kasten öldürme suçu için ayrı ayrı sorumlu tutulacaktır.
Kan gütme saikiyle işlenmesi
Toplum nezdinde kan davası olarak tabir edilen kan gütme saiki ile kasten öldürme suçunun işlenebilmesi için; fail, intikam hissi ile hareket etmeli ve öldürme eylemini bir görev bilinci ile gerçekleştirmelidir. Failin kasten öldürme eylemini, önceden öldürülen bir yakınının intikamını almak için gerçekleştirmesi gerekmektedir. Haksız tahrik oluşması halinde kasten öldürme suçunun bu nitelikli hali uygulanmaz.
Töre saikiyle işlenmesi
Töre saikiyle öldürmeden bahsedilebilmesi için, öncelikle mağdurun “toplumda genel olarak benimsenmiş olan bir davranış veya yaşam biçimine aykırı davranmış olmasının, ikinci olarak bu aykırı davranışın “ölümle” cezalandırılması gerektiğinin o toplumda yaşayanlar tarafından beklenen bir tepki olduğunun kabul edilebilmesinin, üçüncü olarak ise öldürme fiilinin fail tarafından toplumun öldürme beklentisinin yönlendirmesiyle sırf aykırı davranışın cezalandırılması görevi üstlenilerek işlenmesinin,
” şart olduğu, burada “toplumdan” kastedilenin “tüm ülke” olabileceği gibi “köy, mahalle, geniş aile gibi” küçük bir topluluk da olabileceği, “töre saikiyle öldürme” suçunun oluşması açısından bunlar arasında fark bulunmadığı, “töre” kavramıyla sık sık karıştırılan “namus” kavramının ise “bir toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık, iffet, doğruluk, dürüstlük” olarak tanımlandığı, bu anlamda, töre ile namusun benzer ancak farklı kavramlar oldukları, törenin belli koşullarda namusu da içine alan üst bir kavram olarak ortaya çıkabileceği durumlar var ise de, diğer koşulların bulunmadığı hallerde, sırf kişilerin sübjektif namus anlayışından, kıskançlıktan, cinsel arzu ve isteklere karşılık alamamaktan, kınamaktan, hoşlanmamaktan,
tasvip etmemekten, söz geçirememekten kaynaklanan öldürme fiillerinin “töre saikiyle öldürme” olarak nitelendirilemeyeceği, aynı şekilde, toplumun tasvip etmediği veya kınadığı davranışları işleyenlerin ya da yaşam biçimini tercih edenlerin öldürülmesi” biçiminde gerçekleştirilen her fiilin de toplumdaki öldürme beklentisi açıkça ortaya konulmadan”,
sırf bu nedenle “töre saikiyle öldürme” olarak değerlendirilemeyeceği, buna göre, “töre cinayeti ile namus cinayetinin” aynı kavramlar olduğunun söylenemeyeceği, zira, suçta ve cezada kanunilik prensibi ile ceza hukukundaki kıyas yasağının, “töre saikiyle öldürme” suçunun uygulanma alanını bu şekilde genişletmeye izin vermeyeceği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 1.Ceza Dairesi 2017/2867 E., 2019/3167 K.)
KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS SUÇU
Kasten öldürmeye teşebbüs, fail tarafından insan hayatına kasten son vermeye elverişli bir hareket icra edilmesine rağmen ölüm sonucunun gerçekleşmemesi halinde söz konusu olur. Kasten öldürme suçu, neticesi hareketten ayrılabilen ve bu nedenle teşebbüse elverişli bir suç tipidir. İnsan hayatına son vermeye yönelen eylem nedeniyle mağdur öldüğü takdirde fail kasten öldürme suçu nedeniyle cezalandırılmaktadır.
Öldürme kastıyla hareket edilmesine rağmen mağdurun yaşaması halinde ise fail, kasten öldürme suçuna teşebbüs hükümleri çerçevesinde cezalandırılmaktadır. Örneğin, öldürme kastıyla hareket ederek silahla veya bıçakla mağdura darbe vuran fail mağdurun ölümüne yol açmamışsa (TCK m.81 veya TCK m.82 ve TCK m.35’e göre) kasten öldürmeye teşebbüs hükümleri gereği cezalandırılacaktır.
Uygulamada, fail tarafından işlenen fiilin “kasten yaralama suçu” mu yoksa “kasten insan öldürmeye teşebbüs” mü olduğu konusunda mahkeme kararlarına yansıyan oldukça ciddi tartışmalar yaşanmaktadır. Kasten yaralama suçu ile kasten öldürmeye teşebbüs suçu arasındaki ayırıcı temel nokta her bir suçun manevi unsurunun, yani kastın farklılığıdır. Kasten yaralama suçunda daha hafif sonuç (darp ve yaralama) istenilmiş olup daha ağır sonuç (ölüm) fail tarafından istenilmiş değildir. Fail, daha ağır sonucun, yani ölümün, gerçekleşmesini istediği takdirde, kastının insan öldürmeye yönelik olduğu kabul edilir ve fail kasten öldürme suçuna teşebbüs nedeniyle cezalandırılır.
Ceza hukukunda suça teşebbüs, işlenmesi amaçlanan bir suçun kanunda yazılı icra hareketlerine başladıktan sonra failin iradesi dışındaki sebeplerle suçun tamamlanamamasıdır. (TCK md.35). Kasten öldürmeye teşebbüs iki şekilde meydana gelir:
Fail, icra hareketlerine başlamış, ancak elinde olmayan nedenlerle icra hareketleri yarıda kalmış ise kasten öldürme suçuna teşebbüs edilmiş olur.
Fail, icra hareketlerini tamamlamasına rağmen failin iradesi dışındaki engel bir sebepten neticenin meydana gelmemesi halinde de kasten öldürmeye teşebbüs edilmiş olur.
Kasten öldürme suçuna teşebbüsün cezası; suça teşebbüs hükümlerini düzenleyen TCK m.35 ile insan öldürme suçunu düzenleyen TCK m.81 (basit öldürme) veya TCK m.82 (nitelikli öldürme) hükümlerinin birlikte uygulanmasıyla hesaplanmaktadır.
Kasten Öldürme Suçunun İhmali Davranışla İşlenmesi
Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir. İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin; Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanunî düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması, Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması gerekir.
Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hâllerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.
Kasten Öldürme Suçu Ve Cezası
Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Kasten öldürme suçunun; tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek, yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silâh kullanmak suretiyle, üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı, çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, gebe olduğu bilinen kadına karşı, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak
Eskişehir Ceza Hukuku Avukatı tarafından | 29 Aralık 2023 tarihinde yazıldı.