Ziynet eşyalarının iadesi

Eskişehir Avukat ve Hukuk Hizmetleri

Boşanma Davaları

Ziynet eşyalarının iadesi Eskişehir Boşanma Davaları Avukatı tarafından | 21 Temmuz 2020 tarihinde yazıldı.

Ziynet eşyalarının iadesi

Boşanma davasında ziynet eşyalarının yani takıların iadesi sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.  Boşanma davasında maddi ve manevi tazminatın yanında ziynet eşyalarının iadesi de talep edilebilmektedir. Eskişehir Boşannma avukatı Oğuz Özdemir olarak bugünkü makalemizde ziynet eşyalarının iadesi hakkında ki yargı kararlarını inceleyeceğiz. Yargıtay 2. Hukuk dairesi 2020/197 E. 2020/1480 K. Ve 24.02.2020 tarihli kararında;

Düğünde damada takılan takılar boşanma davasında istenebilir mi

Düğünde damada takılan takıların kadına ait olup olmadığı ile ilgili Yargıtay kararları aşağıdadır.

Yargıtayın yerleşik uygulamasında örf ve adete ülke gerçekleri ile yöresel geleneklere göre; evlenme sebebiyle, gerek ailelerce ve gerekse yakınlarınca kadına geleceğinin güvencesi olarak takılan ziynet eşyaları (altın vs)emaneten takıldığı sürece kadının bir kabulü olmadığı sürece, düğünde davacı kadına bağışlanmış sayılırı. Aynı biçimde düğünde erkeğe takılan ziynet eşyaları açısından da kadının herhangi bir biçimde kabulü söz konusu olmadıkça ve aksi de kanıtlanmadıkça kocanın bu eşyları eşine bağışladığı kabul edilir. BK 244 vd maddeleri gereğince bağıştan dönme konusunda davaı tarafça bir iddia ileri sürülmediği gibi bu konuda açılmış bir dava da bulunmamaktadır. Somut olayda; Düğünde erkeğe takılan ziynetler (80 çeyrek altın) davalı tarafından davacıya bağışlanmış sayıldığından; bu eşyalar yönünden de davacı kadının davasını ispat ettiğine kanaat edilirse talebin kabulüne karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/19770 E. 2017/5377 K.) Düğünde takılan altınlara ilişkin dava sıklıkla açılan bir davadır. Tarafların boşanma davası ile birlikte düğünde takılan altınlara (ziynet) ilişkin dava açma hakkı bulunmaktadır.

Ziynet (takılar) ile ilgili yargı kararları

ÖZET : Mahkemece verilen 25 adet bilezik ve 8 adet çeyrek altının aynen iadesine, olmadığı takdirde bedeli olan 30.000,00-TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline yönelik ilk karar davacı kadın tarafından temyiz edilmediğine göre bu miktarlar bakımından davalı erkek yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde davalı erkek aleyhine “25 adet bilezik 22 ayar her biri 25 gr toplam 56.875,00.TL, 1 adet bilezik 13 gr 1.183,00.TL, 26 adet çeyrek altın 3.978,00.TL olmak üzere toplam 62.036,00.TL değerindeki ziynet eşyalarının aynen iadesine, olmadığı takdirde taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 30.000,00.TL ziynet alacağına hükmedilmesi doğru değildir. O halde, davalı erkek yararına oluşan usuli kazanılmış hak da gözetilerek, davalı erkeğin iade ile mükellef olduğu varlığı davacı tarafça kanıtlanan ve bozma öncesi alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen ziynetler yönünden taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilecek yerde, bu hususlar gözetilmeksizin hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1-)Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.     2-)Mahkemece verilen 10/05/2016 tarihli ilk hükümde, davanın kabulüyle 25 adet bilezik ve 8 adet çeyrek altının taleple bağlı kalınarak 30.000.00 TL’lik kısmının davalı tarafından davacıya aynen iadesine, bunun mümkün olmaması halinde 30.000.00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı erkek tarafından tamamına yönelik olarak temyiz edilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.12.2018 tarih, 2017/9888 esas ve 2018/12703 karar sayılı ilamıyla, “Dosyaya sunulan CD ve fotoğrafların incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda, davacı tarafça talep edilen ziynet eşyalarının ayar ve gramlarının birbirinden farklılık gösterdiği belirlenerek değerlerinin hesaplandığı, ne var ki, mahkemece hüküm kısmında yalnızca 25 adet bilezik ve 8 adet çeyrek altının aynen iadesine mümkün olmadığı halde 30.000,00 TL’nin davalıdan alınmasına şeklinde hüküm kurulduğu, iadesine karar verilen ziynet eşyalarının gram ve ayarlarının hükümde gösterilmediği, kararın bu hali ile açık ve infaza elverişli olmadığı, hüküm altına alınan ziynet eşyalarının gram ve ayarının hükümde gösterilerek, davalının infaz sırasında seçimlik hakkının kullanılması (aynen iade veya bedeli tercih etmesi) bertaraf edilmeden taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde HMK’nın 297. maddesine aykırı hüküm tesisinin doğru görülmediği” gerekçesiyle hüküm bozulmuş, bozma sebebine göre davalı erkeğin sair temyiz itirazlarının ise incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen 18/04/2019 tarihli son kararda davanın kabulüyle 25 adet bilezik 22 ayar her biri 25 gr toplam (625 x91,00.TL)’den 56.875,00.TL, 1 adet bilezik 13 gr (13×91,00.TL)’den 1.183,00.TL, 26 adet çeyrek altın (26×153,00.TL)’den 3.978,00.TL olmak üzere toplam 62.036,00.TL değerindeki ziynet eşyalarının davalı tarafından davacıya aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde taleple bağlı kalınarak 30.000,00.TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece verilen 10/05/2016 tarihli 25 adet bilezik ve 8 adet çeyrek altının aynen iadesine, olmadığı takdirde bedeli olan 30.000,00-TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline yönelik ilk karar davacı kadın tarafından temyiz edilmediğine göre bu miktarlar bakımından davalı erkek yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.12.2018 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere dosyaya sunulan CD ve fotoğrafların incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda, davacı tarafça talep edilen ziynet eşyalarının (bileziklerin) ayar ve gramlarının birbirinden farklılık gösterdiği anlaşılmaktadır. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde davalı erkek aleyhine “25 adet bilezik 22 ayar her biri 25 gr toplam (625 x91,00.TL)’den 56.875,00.TL, 1 adet bilezik 13 gr (13×91,00.TL)’den 1.183,00.TL, 26 adet çeyrek altın (26×153,00.TL)’den 3.978,00.TL olmak üzere toplam 62.036,00.TL değerindeki ziynet eşyalarının aynen iadesine, olmadığı takdirde taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 30.000,00.TL ziynet alacağına hükmedilmesi doğru değildir.O halde, davalı erkek yararına oluşan usuli kazanılmış hak da gözetilerek, davalı erkeğin iade ile mükellef olduğu varlığı davacı tarafça kanıtlanan ve bozma öncesi alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen;-2 adet 25’er gram (taleple bağlı kalınarak) 22 ayar toplam değeri 4.750,00 TL olan mega bilezik,-14 adet 15’er gram 22 ayar toplam değeri 19.110,00 TL olan bilezik,-5 adet 13’er gram 22 ayar toplam değeri 5.915,00 TL olan bilezik,-2 adet 20’şer gram 22 ayar toplam değeri 3.640,00 TL olan bilezik,-1 adet 15 gram 14 ayar (200,00 TL işçilik bedeli ile birlikte) toplam değeri 1.160,00 TL olan bilezik,-1 adet 15 gram 14 ayar (200,00 TL işçilik bedeli ile birlikte) toplam değeri 1.160,00 TL olan kelepçe bilezik,-8 adet toplam değeri 1.224,00 TL olan çeyrek altından oluşan ziynetler yönünden taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilecek yerde, bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. Avukat Oğuz Özdemir Eskişehir ilinde boşanma avukatı olarak, boşanma davası ve ziynet alacakları ile ilgili müvekkillerine hizmet vermektedir.

Ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere erkeğe verildiğinin ispatı halinde erkeğin ziynet eşyasından sorumlu olmayacağı hususu açıktır. Bu konu ile ilgili Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2017/1769 E. Ve 2018/13037 K sayılı kararında Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminatların miktarları ile reddedilen ziynet alacağı davası yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise her iki dava ve fer’ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Toplanan delillerden dava konusu edilen ziynet eşyalarının tarafların tüp bebek tedavisi için kullanıldığı anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı erkekte; ön inceleme duruşmasında tüm takıları aldığını ve tedavi amacı ile kullandığını kabul etmiştir. Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Bu durumda ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere erkeğe verildiğinin ispatlanması halinde erkek almış olduğu ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Somut olayda, ziynet eşyalarının bozdurulduğu anlaşılmış ise de; tekrar iade edilmemek üzere davalı-karşı davacı erkeğe verildiği hususu kanıtlanmamıştır. Bozdurulan ziynet eşyalarının rıza ile ve iade şartı olmaksızın verildiğini davalı erkek ispatlamak zorunda olup, davalı erkek bu durumu ispat edemediğinden dava konusu ziynet eşyalarını davacı kadına iade ile mükelleftir. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı-karşı davalı kadının ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA.

Saygılarımızla

Av. Oğuz Özdemir Hukuk ve Danışmanlık Bürosu
Not: Bültenimizde yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alır tarzda hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için Büromuzla bağlantıya geçmenizi tavsiye ederiz. İletişim için tıklayınız.

 

 

Saygılarımızla
Avukat Oğuz Özdemir Hukuk ve Danışmanlık Bürosu

Not: Bültenimizde yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alır tarzda Boşanma Davaları kategorisinde yer alıp, Boşanma Davaları Avukatı tarafından hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için büromuzla veya avukat bir meslektaşımız ile bağlantıya geçmenizi tavsiye ederiz. İletişim için tıklayınız.

Bu internet sitesindeki her türlü bilgi Eskişehir Barosuna kayıtlı Oğuz Özdemir Hukuk Bürosu tarafından yalnızca bilgilendirme amacıyla, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirtilen ilgili düzenlemeleri uyarınca hazırlanmıştır.
Eskişehir Avukat ihtiyaçlarınız için bize ulaşarak hukuki sorunlarınız için destek alın. Avukat Eskişehir ve Çevre İllerde yaşayacağınız hukuki yardım ve ihtiyaçlarınızda, Eskişehir Avukat Oğuz Özdemir Hukuk Bürosu olarak Eskişehir Avukat ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.