Ziynet eşyası ile ilgili yargı kararı
Ziynet eşyalarının kimin olduğuna ilişkin çok sayıda yargı kararı mevcuttur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu son kararında;
“…Ziynet; altın, gümüş gibi kıymetli madenlerden yapılmış olup; insanlar tarafından takılan süs eşyası olarak tanımlanmaktadır (Yılmaz, E.: Hukuk Sözlüğü, Ankara 2011, s. 1529). Ziynet eşyasını evlilik münasebetiyle gelin ve damada verilen hediyeler olarak tanımlamak mümkündür. Bu bağlamda, bilezik, altın kelepçe, kolye, gerdanlık, takı seti, bileklik, saat, küpe ve yüzük gibi takılar, ziynet eşyası olarak kabul edilmektedir (Sağıroğlu, M.Ş.: Ziynet Davaları, İstanbul 2013, s.3). Kadına özgü ziynet eşyaları; eşler arasında aksine bir anlaşma veya bu konuda yerel bir âdet bulunmadıkça evlilik sırasında kim tarafından hangi eşe takılmış olursa olsun kadın eşe bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Hukuk Genel Kurulunun 05.05.2004 tarihli ve 2004/4-249 E. ve 2004/247 K. sayılı kararında da aynı ilke benimsenmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, kadına özgü ziynet eşyası niteliğindeki bilezik eşler arasında aksine bir anlaşma veya bu konuda yerel bir âdet bulunmadıkça evlilik sırasında kim tarafından hangi eşe takılmış olursa olsun kadın eşe bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Bu ilkeden hareketle, davalı erkeğin düğünde toplam 12 adet bilezik takıldığını beyan etmiş olması karşısında, bu beyanın 6100 sayılı HMK’nın 188. maddesi gereğince mahkeme önünde ikrar kabul edilmesi gerekir. Bu durumda, düğünde davacı kadına 12 adet bilezik takıldığı hususu çekişmeli olmaktan çıkacaktır. O hâlde mahkemece bu bilezikler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekir…” şeklindedir. Eskişehir boşanma avukatı Oğuz Özdemir olarak müvekkillerimize boşanma davasında avukatlık hizmeti vermekteyiz.
Trafik Kazası geçirdim tazminat alır mıyım
Trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat talepli dava açılabilmektedir. Her trafik kazası yapanın tazminat alması mümkün değildir ancak şartların varlığı halinde tazminat alınabilir. Trafik kazasında yaralanma meydana gelmiş ise yaralanan kişi şartların varlığı halinde maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Trafik kazası nedeniyle ağır bedensel zarar veya ölüm meydana gelmiş ise mağdurun yakınları tarafından manevi tazminat davası açılabilir. Yine ölümlü bir trafik kazası meydana gelmiş ise ölenin akrabaları maddi ve manevi tazminat davası açabilir.
Anonim Şirket ile Limited Şirket arasındaki farklar
Anonim şirket ile limited şirketi arasındaki farkları kısa ve özet olarak anlattığımız makalemize ulaşmak için tıklayınız.
Otopark Yönetmeliği uzatıldı mı
Otopartk yönetmeliği, 30 Haziran Resmi Gazete duyurusu ile resmen ertelendi. Geçtiğimiz dönem, 30 Haziran 2020 tarihine kadar ertelenen Otopark Yönetmeliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yeni kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte 31 Aralık 2020 tarihine kadar ertelenmiş oldu. Tüm bu sebeple Eskişehir ili ve tüm ülkede otopark yönetmeliği belirtilen tarihe kadar uzatıldı.
infaz yasası ( Af yasası)
İnfaz yasası 15 Nisan 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı. İnfaz düzenlemesinin yürürlüğe girmesiyle cezaevinden tahliyeler başladı. Bu düzenlemeye göre Hakim ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak her ilde ve gerekli ilçelerde Adalet Bakanlığınca İnfaz Hakimliği kurulacak. Geçici düzenleme uyarınca belirli suçlar hariç, 3 Mart 2020’ye kadar işlenen suçlarda, 1 yıllık denetimli serbestlik süresi 3 yıla çıkarılmıştır. Yine düzenleme ile koşullu salıverme oranları değiştirilmiş olup bazı suçlar açısından koşullu salıverilme oranı 2/3’ten 1/2’ye, mükerrirler ve örgütlü suçlar bakımından infaz oranı 3/4’ten 2/3’e indirilmiştir. Son olarak yeni düzenlemeye göre 6 yıl veya daha az ceza alan hükümlünün hapis yatmama durumu oluşmuştur.
Kanunun tam metnine https://www.resmigazete.gov.tr/eskil…/2020/…/20200415-16.htm adresinden ulaşabilirsiniz.
www.oguzozdemir.av.tr
Haksız Tahrik nedir
Haksız tahrik, ceza sorumluluğunu azaltan bir indirim. Örneğin: Türk Ceza Kanunu 29. maddesine göre, haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elimin etkisi altında suç işleyen kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın 4 te 1 ‘nden 4 te 3’ üne kadar indirilir.
Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış kararları ile öğretide de kabul gören görüşler doğrultusunda haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi için;
a-) Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı,
b-) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı,
c-) Failin işlediği suç bu ruhsal durumunun tepkisi olmalı,
d-) Haksız tahrik teşkil eden eylem mağdurdan sâdır olmalıdır.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda, 765 Sayılı Kanun’da yer alan “ağır – hafif tahrik” ayırımına son verilerek; tahriki oluşturan eylem, somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından değerlendirilip, sanığın iradesine etkisi göz önünde bulundurulmak suretiyle, maddede gösterilen iki sınır arasında belirlenen oranda cezasından indirim yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi açısından, failin suçu ilk haksız fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle işleyip işlemediği önemlidir. Mağdur ya da ölenden gelen haksız hareketin psikolojik etkisinin devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunan hâllerde, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerekmektedir. Eskişehir Ağır Ceza avukatı Oğuz Özdemir olarak müvekkillerimize ceza davasında avukatlık hizmeti vermekteyiz.
Adli kontrol tedbiri nedir
Adli kontrol ceza davasında yargılanan kişinin tutuklanması yerine belirli yükümlülükleri yerine getirmesi koşuluyla denetim altında tutulmasıdır. Sanık veya şüpheli hakkında haftanın belirli günü veya günleri imza atmaya tabi tutulması en sık uygulanan adli kontrol kararından biridir. Yine yurt dışına çıkış yasağı mahkemeler tarafından sıklıkla verilmektedir. Adli kontrol kararını soruşturma aşamasında cumhuriyet savcısının talebi üzerine Sulh Ceza Mahkemesi tarafından, kovuşturma aşamasında ise asliye ceza ağır ceza mahkemesi gibi yetkili mahkeme tarafından verilmektedir. Adli kontrole ilişkin sorularınız hakkında Eskişehir ilinde görev yapan avukatlardan hukuki yardım alabilirsiniz.
Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer
Tarafların tüm konularda anlaşmaları halinde (nafaka, velayet, mal rejimi) anlaşmalı boşanma davası açılmaktadır. Anlaşmalı boşanma davası tek celsede bitmekte olup 1 hafta- 1 ay içerisinde tüm süreç sonuçlanabilmektedir. Eskişehir ilinde anlaşmalı boşanma davası Eskişehir aile mahkemelerinde görülmektedir. Eskişehir ilinde şu an için 4 tane aile mahkemesi bulunmaktadır. Anlaşmalı boşanma davası açmak isteyen vatandaşlarımızın mutlaka bir avukattan hukuki yardım almalarını tavsiye ediyoruz.
Seri Muhakeme Usulü Nedir
Seri Muhakeme usulü savcılığın belirli şartların varlığı halinde belirli suçlara kanunda belirtilen cezanın yarı yarıya indirim uygulayarak belirlediği yaptırımın mahkeme tarafından denetlenerek hükümk kurulması şeklinde ki uygulamadır. Seri muhakeme ile ilgili detaylı bilgilerin yer aldığı makalemizi okumak için tıklayınız.
Gayrimenkul hukuku
Gayrimenkul hukuku arsa, arazi, daire, apartman, tarla gibi taşınmaz olarak nitelendirilen yapılar üzerinde çıkan uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak hukuk dalıdır. Eskişehir ilinde avukat olarak gayrimenkul hukukunu ilgilendiren;
- Kamulaştırma davası,
- Taşınmaz satış vaadinden kaynaklanan dava,
- Tapu iptal ve tescil davası,
- Mirastan mal kaçırma davası,
- Şufa (Önalım) davası,
- Müdehalenin meni davası ve ortaklığın giderilmesi davasında müvekkillerimize avukatlık hizmeti vermekteyiz.