Boşanma dava dilekçesi ve ekleri hazırlanarak,adliyelerdeki tevzi bürolarından boşanma davası açılır. Boşanma davası açılırken davacının bir miktar yargılama masrafı ödemesi gereklidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Eskişehir Avukat Oğuz ÖZDEMİR Hukuk ve Danışmanlık
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma davasında aile mahkemeleri görevlidir.Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görevli olur. Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce tarafların son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Boşanma davası çekişmeli yada anlaşmalı boşanma olarak açılabilir.Taraflar her konuda uzlaşıp evlilik birliğini sonlandırmak istiyorlarsa anlaşmalı olarak boşanabilirler.Anlaşmalı boşanma daha kısa ve zahmetsizdir.Ancak taraflar arasında tazminat,nafaka,velayet vb. konularda uzlaşmaya varılamaması halinde çekişmeli boşanma davası açma zorunluluğu hasıl olur.
Medeni kanunumuz boşanma sebeplerini genel ve özel boşanma sebepleri diye ikiye ayırmıştır.Özel boşanma sebepleri aldatma(zina),hayata kast,pek kötü veya onur kırıcı davranış,suç işleme,haysiyetsiz hayat sürme,terk,akıl hastalığı sebebiyle boşanmadır.Genel boşanma sebebi ise evlilik birliğinin temelden sarsılması daha çok bilinen adıyla şiddetli geçimsizliktir.Boşanma davası bu sebeplerden biri ya da birkaçına dayanılarak açılabilir
Boşanma davasında maliyet dava süreci ve dava sonrasında ortaya çıkmaktadır. Maliyet araştırması yapan tarafların, boşanma dava açma maliyeti, avukat ile davayı takip ettiği takdirde avukat ücret maliyeti, çocuk sahibi iseler ve kanunen ergin değil ise nafaka maliyeti olarak sıralayabiliriz.Ayrıca tarafların kusur oranlarına göre maddi ve manevi tazminat maliyetleri doğacaktır.Boşanma, tarafların sürdürmüş olduğu evlilik müessesinin mahkeme kararı ile sonlandırılması demektir. Boşanma davaları evliliğin sonlandırılmasını ortak alınan kararı ile ya da taraflardan birinin dava açması ile olur.Boşanmanın maliyetlerden ilki boşanma davası açma maliyetidir.Boşanma dava açma masrafı açılacak davanın konusu, tanık sayısı, bilirkişi ve uzman sayısı, keşif talepleriniz gibi dava masraf maliyetini belirleyecektir. Bu maliyete ayrıca dava harç ve gider avansı gibi masraflarda eklenerek son maliyet ortaya çıkar.Boşanma davası tarafların ortak iradesi sonucu anlaşmalı olması durumunda masraf maliyeti 350-400 TL civarındadır. Çekişmeli boşanma açılması halinde 800 TL ile 1.800 TL arasında bir maliyet ortaya çıkmaktadır.
Boşanma dava dilekçesi ve ekleri hazırlanarak,adliyelerdeki tevzi bürolarından boşanma davası açılır. Boşanma davasında aile mahkemeleri görevlidir.Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görevli olur. Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce tarafların son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Anlaşmalı boşanma davası mahkemenin iş yüküne göre değişmekle birlikte 1 hafta ve 1 ay arasında değişmektedir.Çekişmeli boşanma davası ise yine tahkikat aşamasındaki durumlara,mahkemenin iş yüküne göre değişmekle birlikte 1,5-2 yılı bulmaktadır. Taraflar kendilerini temsil için avukat görevlendirmiş iseler duruşmaya katılmaları zorunlu değildir.Aksi halde avukatı olmayan tarafın duruşmaları bizzat takip etmesi ve ara kararları yerine getirmesi gerekmektedir. Boşanma davalarında uygulama da sıklıkla karşılaşılan durumlara dayanarak edinilen sonuçlara bakıldığında, tarafların önemli görmediği bir detayın boşanma davası açısından çok önemli husus olduğu ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle boşanma dava dilekçesinin uzman avukatlar tarafından hazırlanması gerektiği kanaatindeyiz.
Miras sözleşmesi kişinin ölümünden sonra hüküm doğuran bir sözleşmedir. Miras sözleşmesi Türk Medeni Kanun’unda düzenlenmiştir. Miras sözleşmesi ile vasiyetname farklı kavramlar olup karıştırılmaması gerekmektedir. Detaylı bilgi için Eskişehir Barosuna kayıtlı avukatlara ulaşabilirsiniz.
Anlaşmalı olarak boşanmak isteyen eşler boşanma protokolü hazırlamak zorundadır. Anlaşmalı boşanma protokolü tarafların hür iradesi ile hazırlanmalıdır. Anlaşmalı boşanma protokolü neleri içermelidir;
Tarafların müşterek çocukları var ise çocukların velayetinin kimde olacağı, Kadın veya erkeğin ne kadar nafaka ödeyeceği, Çocuk için ne kadar nafaka ödeneceği, Ortak malların ne olacağı ve çocuklar ile ilgili kişisel münasebetin nasıl kurulacağı hususlarını içermelidir. Tüm bu hususlar hukuki teknik bilgiyi gerektirdiği için tarafların mutlaka hukuki yardım almasını tavsiye ederiz. Eskişehir boşanma avukatı olarak taraflara anlaşmalı boşanma davasında avukatlık hizmeti vermekteyiz.
Ortaklığın giderilmesi davası paylı mülkiyete tabi veya elbirliği ile mülkiyet olan taşınır ve taşınmazların ortaklar arasında mevcut ortaklığa son verilmesine olanak sağlamaktadır. Ortaklığın giderilmesi ile ilgili Eskişehir avukat Oğuz Özdemir olarak yazdığımız önceki makalelere ulaşmak için;
https://www.oguzozdemir.av.tr/ortakligin-giderilmesi-izaley-suyu-davasi/
Bugünkü makalemizde ise kat mülkiyeti olmaya elverişli bir taşınmaz için açılan ortaklığın giderilmesi davası ile ilgili yargı kararını inceleyeceğiz. 14.Hukuk Dairesi 2016/12510 E. , 2020/278 K
“İçtihat Metni”
Mahkemesi Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 10/12/2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02/02/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Karar;
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Davacı, dava konusu 3115 ada 52 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazdaki ortaklığın kat mülkiyeti kurulmak suretiyle aynen taksim yolu ile giderilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 10. maddesinin son fıkrası hükmüne göre kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasında, ortak maliklerden birinin yargılamanın herhangi bir aşamasında paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması yoluyla yapılmasını istemesi durumunda, 12. maddedeki belgeleri de tamamlattırıp taşınmaz mülkiyetinin kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı özgülenmesine karar vermelidir. Dosya içerisindeki belge ve delillere göre dava konusu 3115 ada 52 parsel sayılı taşınmazın tapuda davacı ve davalılar adlarına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine uygun olarak, üzerinde kat mülkiyeti kurulmasına elverişli yapı bulunan ortak taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilmesi için üzerindeki yapının mimari projesine uygun biçimde tamamlanmış ya da projesi olmamakla birlikte fiili durumuna göre çizdirilmiş imara ve fenne uygunluğu ilgili makamca onaylanmış projesinin olması, bağımsız bölümlerinin başlı başına kullanmaya elverişli bulunması (m.1), yapının tümünün kargir olması (m. 50/2) ve her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi, ayrıca 12. maddede yazılı belgelerin (belediyeden onaylı proje, yapı kullanma belgesi ve yönetim planı) tamamlattırılması gerekmektedir. Bu koşulların gerçekleşmesi durumunda Kanunun 10. maddesinin son fıkrası hükmü gereğince taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilecek ve açılan davada ortaklığın bu yöntemle giderilmesine karar verilebilecektir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, tamamlanmış yapının fiili durumu ile onaylı projesi arasında aykırılıkların bulunması ya da yapının imara uygun ancak projesiz inşa edilmiş olması gibi kat mülkiyeti kurulmasına engel oluşturan eksikliklerin mevcut olduğu durumlarda hemen kat mülkiyeti kurulamayacağı sonucuna varılmayarak, bu eksikliklerin giderilip yasal koşullara uygun hale getirilmesi mümkün ise bunun kat mülkiyeti kurulması isteyen tarafa tamamlattırılması gerektiği kabul edilmektedir.
Somut olayda da mahkemece öncelikle davaya konu taşınmaz üzerindeki yapının onaylı projesinin ve sonradan değişiklik yapılmış ise buna ilişkin tadilat projesinin mevcut olup olmadığı taraflara ve ilgili belediyeye sorulup etraflıca araştırılmalı, proje mevcut değilse, ilgili belediyeden alınacak ön bilgiye göre yapının mevcut haliyle imar mevzuatına ve bulunduğu yerin imar durumu ile fenne aykırılık oluşturmadığı veya imara ya da projeye aykırılıklar giderildiği takdirde onay verilebileceğinin saptanması durumunda, öncelikle aykırılıkların giderilmesi daha sonra yapının fiili durumunu yansıtan projenin hazırlattırılıp, ilgili imar müdürlüğünün onayının ve buna bağlı olarak oturma izin belgesinin alınması, ayrıca Kat Mülkiyeti Kanununun 12. maddesinde sayılan diğer belgelerin tamamlattırılması için kat mülkiyetine geçiş suretiyle ortaklığın giderilmesini isteyen davalı tarafa yetki ve yeterli süre verilmesi, bu hususlar eksiksiz yerine getirildiği takdirde de; dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıda her bir bağımsız bölümün (konumu, yüzölçümü, kullanım amacı ve eklentileri yerinde incelenip irdelenerek) değeri ve bu değere göre özgülenecek arsa payı uzman bilirkişi aracılığıyla saptanıp varsa fiili taksime göre, taksim yoksa çekilecek kura ile önce her paydaşa birer bağımsız bölüm özgülendikten sonra arta kalan bağımsız bölümlerin pay oranları da gözetilmek suretiyle yine kura ile paydaşlara özgülenerek, gerekiyorsa bedel farkı nedeni ile ödenecek ivaz da belirlenmek suretiyle payların denkleştirilmesi, yönetim planı gibi belgeleri paydaşların (tanınan süreye rağmen) imzalamaktan kaçınması halinde bunların imzalanmış sayılması suretiyle sonra kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesine, belirtilen koşulların oluşmaması durumunda ancak, satışa karar verilmesi gerekir. Yukarıda belirtilen araştırmalar yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.01.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar göre kat mülkiyeti olmaya elverişli bir taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılması halinde ortak maliklerden biri yargılamanın herhangi bir aşamasında taşınmaz üzerinde kat mülkiyeti tesis edilmesini ve ortaklığın bu şekilde bağımsız bölümler üzerinde yapılmasını talep edebilir. Böyle bir talep olması halinde mahkeme , ortak maliklerden birinin yargılamanın herhangi bir aşamasında paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması yoluyla yapılmasını istemesi durumunda, 12. maddedeki belgeleri de tamamlattırıp taşınmaz mülkiyetinin kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı özgülenmesine karar vermelidir.
Saygılarımızla
Eskişehir Avukat Oğuz Özdemir Hukuk ve Danışmanlık Bürosu
Not: Bültenimizde yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alır tarzda hazırlanmıştır. Ortaklığın giderilmesi davası ile ilgili size özel detaylı bilgi için avukattan hukuki yardım almanızı tavsiye ederiz. Daha detaylı bilgi için tıklayınız.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 220.maddesinde;
“Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:
1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
3. Manevi tazminat alacakları,
4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.”
kişisel mal olarak sayılmış olup,aynı Kanun’un 222/1. maddesinde;
“Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür” şeklindeki düzenleme ile de ispat yükünün kime ait olduğu hususu gösterilmiştir.