Türk Ceza Kanununa göre Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Sıkça Sorulan Sorular
Eskişehir Avukat Oğuz ÖZDEMİR Hukuk ve Danışmanlık
Sıkça Sorulan Sorular
Kural olarak emekli maaşı haczedilmez ancak emekli maaşının haczedilmesini rıza gösterilmesi halinde emekli maaşına haciz konulması mümkündür.
Boşanma davası açmak için tarafların avukat tutma zorunluluğu bulunmamaktadır. Taraflar kendileri boşanma davası açabilir ancak hak kaybına uğranmaması için mutlaka bir avukattan hukuki yardım alınmasını tavsiye ediyoruz.
Eskişehir ilinde mesleğini yapan avukatlara en sık sorulan sorulardan bir tanesi kirasını ödemeyen kiracıların nasıl tahliye edileceği sorusu gelmektedir. Kirasının ödemeyen veya zamanında ödemeyen kiracıların tahliyesi için başvurulabilecek birden fazla hukuki yol bulunmaktadır. Kirasını alamayan ev veya işyeri sahipleri kira alacakları sebebiyle icra takibi akabinde tahliye davası açabileceği gibi bir kira dönemi içinde çekilen iki haklı ihtar olması durumunda doğrudan tahliye davası açabilir.
Hukukumuzda kural olarak ana ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulması isteme hakkına sahiptir. Ancak yine kanunlarımıza gör Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını yükümlülüklerine aykırı olarak kullanır veya çocuk ile ciddi olarak ilgilenmezler yada diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir. Bu hükümlere göre velayeti kendisinde olmayan anne veya baba çocuğu kaçırır, çocuğa eziyet eder vb durumlar oluşur ise mahkeme kararı ile kişisel ilişki ortadan kaldırılabilir.
İcra takibi, alacaklının alacağına kavuşabilmesi için izlediği hukuki yollardan biridir. Eğer bir kişi & şirket & kurum vb yerlerden bir alacağınız var ve alamıyor iseniz icra takibi yapabilirsiniz. Yine borçlu olduğunuz kişi sizin borçlu olarak gözüktüğünüz bir icra takibi başlatabilir. İcra takiplerini açma yetkisi sadece icra dairelerindedir. İcra takibi açmak isteyenler kendileri icra müdürlüğüne gidip takip açabileceği gibi bir avukata vekaletname verip avukat aracılığıyla icra takibi başlatabilir. Her ilde icra daireleri bulunmaktadır. Örneğin Eskişehir ilinde günümüz itibariyle 8 tane icra dairesi bulunmaktadır.
Türk Medeni Kanununa göre Tarafların (eşlerin) mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Buna göre nafaka borçlusu nafakayı ödeyemediği için veya nafaka alacaklısı nafakanın az gelmesi sebebiyle belirli durumlarda dava açabilir. Nafakanin azaltilmasi veya arttırilmasini isteyen tarafların mutlaka bir avukattan hukuki yardım almasını tavsiye ediyoruz.
Türk medeni kanununa göre tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyet gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Boşanma davasında en çok sorular sorulardan biri de kaç yıl nafaka ödeyeceğim sorusudur. Türk Medeni Kanunu 176/2 uyarınca İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi yada tarafların birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması yada haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Avukatlara en sık sorulan soruların başında davanın ne kadar süreceği sorusu gelmektedir. Açtığınız davanın niteliği, taraf sayısı ve konusunu bilmeden bu soruya net bir cevap vermek mümkün değildir. Ülkemizde davalar ortalama 1-2 yıl sürmekte olup bu süre değişkenlik göstermektedir. Örneğin anlaşmalı boşanma davası 2 hafta ile 3 ay arasında bitebilmektedir.