Dolandırıcılık Suçu ve Cezası

Eskişehir Avukat ve Hukuk Hizmetleri

Ceza Hukuku

Dolandırıcılık Suçu ve Cezası Eskişehir Ceza Hukuku Avukatı tarafından | 15 Kasım 2021 tarihinde yazıldı.

Dolandırıcılık Suçu ve Cezası

Dolandırıcılık suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 157 ve 158. maddelerinde düzenlenmektedir. Kanuna göre hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası verilir.

Dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşabilmesi için haksız bir çıkar sağlanması gerekmektedir. Dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kalması için de hazırlık hareketlerinin bitmesiyle haksız çıkar sağlamaya yönelik hareketlere başlanmış olması gerekmektedir. Eskişehir ceza avukatı Oğuz Özdemir olarak müvekkillerimize hizmet vermekteyiz.

Dolandırıcılık suçu ile ilgili makalemize ulaşmak için tıklayınız.

Dolandırıcılık Suçunun Unsurları :

  • Hileli davranış
  • Aldatıcılık
  • Zarar

Dolandırıcılık suçunun meydana gelebilmesi için hile ve aldatmanın yanında bir zarar da meydana gelmelidir. Şöyle ki mağdur zarara uğrarken başka bir kişi de bu durumdan menfaat sağlamalıdır.

Dolandırıcılık suçu yalnızca kasten işlenebilir nitelikte olup taksirle işlenebilmesi mümkün değildir. Bunun yanında dolandırıcılık suçu özgü suç olmamakla birlikte herkes tarafından işlenebilmektedir. Aynı şekilde dolandırıcılık suçunun mağduru da herkes olabilir.

Dolandırıcılık suçunun en önemli unsurlarından olan nitelikli yalan, ustaca sergilenmeli ve mağduru yanıltması gerekmektedir. Yanılan mağdur zarara uğramalı ve bu zarardan fail haksız çıkar elde etmelidir. Aksi takdirde dolandırıcılık suçu oluşmamış olacaktır. Yapılan hilenin aldatıcı olup olmadığına Mağdurun sübjektif durumu, eğitimi, fiil ile ilişki biçimi, yapılan hilenin şekli, hile için belge kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin özelliklerine göre belirlenmektedir.

T.C. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.02.2015 Tarih ve  2013/727 Esas –  2015/1 Karar sayılı kararı “Yerleşmiş uygulamalar ve öğretideki baskın görüşlere göre ortaya konulan ilkeler göz önünde bulundurulduğunda; hile, maddi olmayan yollarla karşısındakini aldatan, hataya düşüren, düzen, dolap, oyun, entrika ve bunun gibi her türlü eylem olarak kabul edilebilir. Bu eylemler bir gösteriş biçiminde olabileceği gibi, gizli davranışlar olarak da ortaya çıkabilir. Gösterişte, fail sahip bulunmadığı imkanlara ve sıfata sahip olduğunu bildirmekte, gizli davranışta ise kendi durum veya sıfatını gizlemektedir. Ancak sadece yalan söylemek, dolandırıcılık suçunun hile unsurunun gerçekleşmesi bakımından yeterli değildir. Kanun koyucu yalanı belirli bir takım şekiller altında yapıldığı ve kamu düzenini bozacak nitelikte bulunduğu hallerde cezalandırmaktadır. Böyle olunca hukuki işlemlerde, sözleşmelerde bir kişi mücerret yalan söyleyerek diğerini aldatmış bulunuyorsa bu basit şekildeki aldatma, dolandırıcılık suçunun oluşumuna yetmeyecektir. Yapılan yalan açıklamaların dolandırıcılık suçunun hileli davranış unsurunu oluşturabilmesi için, bu açıklamaların doğruluğunu kabul ettirebilecek, böylece muhatabın inceleme eğilimini etkisiz bırakabilecek yoğunluk ve güçte olması ve gerektiğinde yalana bir takım dış hareketlerin eklenmiş bulunması gerekir.”

Dolandırıcılık Suçunda Şikayet Süresi ve Zamanaşımı:

Dolandırıcılık takibi şikayete bağlı suçlardan değildir. Savcılık suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez kendiliğinden soruşturma yapmak ve suçun işlendiği kanaatindeyse kamu davası açmak zorundadır. Ayrıca suçun en basit halinde dava zamanaşımı 8 yıldır. Basit dolandırıcılık suçu taraflar arasında uzlaştırma prosedürünün uygulanmasını gerektiren suçlardandır. Uzlaşma kapsamında olan suçlarda gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında, öncelikle uzlaştırma prosedürünün uygulanması, uzlaşma sağlanmazsa soruşturmaya veya yargılamaya devam edilmesi gerekir.

Nitelikli Dolandırıcılık :

Dolandırıcılık suçunun nitelikli hali için suçun şu hallerde işlenmesi gerekmektedir;

  1. Dinin istismar edilmesi,
  2. Kişinin içinde bulunduğu zor durumdan yararlanılması,
  3. Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından faydalanılması,
  4. Kamu kurum veya kuruluşlarının araç olarak kullanılması veya bu kurumların zararına işlenmesi,
  5. Basın-yayın kuruluşlarının sağladığı kolaylıklardan yararlanarak işlenmesi,
  6. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması,
  7. Ticari faaliyet sırasında işlenmesi,
  8. Serbest meslek sahibinin mesleğine duyulan güveni kötüye kullanarak işlemesi,
  9. Sigorta bedelini almak maksadıyla işlenmesi.

Nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili diğer makalemize ulaşmak için tıklayınız.

Dolandırıcılık Suçunun Ağırlaştırıcı Hallerine Örnek Yargıtay Kararları :

T.C. Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 20.06.2012 Tarih ve 2011/14419 Esas -2012/39544 Karar sayılı kararı sanığın hayali bir yaratık ile işbirliği yaptığı, kendisine ya­pılacak yardımların Allah’a borç verme kabilinden sayılacağı, gerçekte mevcut olmayan hastalıklarının bulunduğu, yabancı istihbarat birimlerinin peşinde olduğu, kansere ilaç bulduğu gibi yalanlarla sanal ortamdaki takipçilerini et­kileyip kendisine para gönderilmesini sağladığı hususları dikkate alındığında, sanıkların bahsi geçen mağdurlara yönelik eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenen dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçunun unsurlarını oluşturacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde sanıklar hakkında idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, bozmayı gerektirmiş.”

T.C. Yargıtay 23. Ceza Dairesi’nin 22/12/2016 Tarih ve 2015/11757 Esas ve 2016/11042 Karar sayılı kararı “Sanığın, suç tarihinde, daha önceden tanıdığı olan, algılama yeteneği zayıf ve %99 oranında özürlü olan mağdur …’un yanına gelerek, Selma isminde bir dul bayan olduğunu ve bu bayan ile kendisini evlendirebileceğini, bunun içinde yüzük almaları gerektiğini söyleyerek mağdurun inanmasını sağladıktan sonra, mağdur … adına Bakanlık tarafından yatırılan özürlü maaşını PTT şubesinden çektirerek aldığı, sanığın bu surette hileli eylemlerle mağdurun algılama yeteneği zayıflığından faydalanarak haksız menfaat temin ettiği, sanığın tevil yollu ikrar içeren savunması, katılan, mağdur ve tanık beyanı, rapor, kamera kayıt görüntüleri ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.”

T.C. Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 03.07.2014 Tarih ve 2012/22303 Esas – 2014/13241 Karar sayılı kararı Sanığın saat 11.00 sıralarında İş Bankası …. Şubesine giderek kendisini … olarak tanıtıp sahte olarak düzenlenmiş ve kendi fotoğrafı yapıştırılmış … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını ibraz ederek … Sanayi Sitesi Şubesinde bulunan hesabından 9.300 TL parayı çekmek istediğini söyleyip orada bulunan dekontu da imzalayıp parayı teslim alarak oradan ayrıldığı, daha sonra sanığın aynı gün saat 12.00 sıralarında bu kez yine İş Bankası … Şubesine giderek, yine aynı sahte kimlikle, aynı mağdurun hesabından 10.370 TL para çekmek istediğini belirttiği, ödeme dekontunu imzaladığı, ancak kimlik fotokopisini çeken banka görevlisinin cüzdandan şüphelendiği, hesabın bağlı olduğu şube ile yapılan görüşmede nüfus cüzdanının sahte olduğunun anlaşıldığı ve sanığın polislere haber verilerek yakalatıldığı iddia olunan olayda; Sanığın sahte kimlik ile bankaya müracaat etmesi karşısında, eyleminin TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen bankanın maddi varlıklarının değil, aynı yasanın 158/1-d maddesinde düzenlenen nüfus müdürlüğünün maddi varlıklarından kimlik belgesinin kullanılması suretiyle gerçekleştirildiği…”

T.C. Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 01.10.2014 Tarih ve 2014/15827 Esas –  2014/15897 Karar sayılı kararı TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.” Eskişehir ceza avukatı Oğuz Özdemir olarak düzenli olarak yargı kararlarını paylaşmaktayız.

T.C. Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 15.01.2014 Tarih ve 2012/4955 Esas –  2014/361 K.arar sayılı kararı Sanığın, gazeteye satış ilanı vererek, kendisini telefonla arayan katılandan, kapora adı altında banka hesabına havale yaptırmak suretiyle para almaktan ibaret eyleminde, bankanın sadece ödeme aracı olduğu, katılanın aldatılmasında etkisinin bulunmadığı cihetle eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde tarif edilen dolandırıcılık suçunun oluştuğu gözetilmeden, yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f  maddesi ile hüküm kurularak fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş”

T.C.Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 02.03.2021 Tarih ve   2018/51 Esas – 2021/68 Karar sayılı kararı TCK’nın 6. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendindeki tanıma göre “basın ve yayın yolu ile” deyimi; yazılı, görsel, işitsel ve elektronik her türlü kitle iletişim aracıyla yapılan yayınları içermekte olup bireysel iletişim araçları bu kapsam dışında bırakılmıştır. Kitle iletişim araçları, kitlesel boyutta ileti dağıtabilen araçlar olup radyo, televizyon, gazete ve internet gibi araçlar en yaygın biçimde kullanılan kitle iletişim araçları arasında yer almaktadır.
Basın ve yayın araçlarının aynı anda birçok kişiye ulaşması, toplumu yönlendirme ve bireyler arası etkileşimdeki önemli rolü göz önüne alındığında, suçun icrasını kolaylaştırdığı ve eylemin aldatıcılık vasfını arttırdığı gözetilerek, dolandırıcılık suçunun basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir.
Bu nitelikli hâlin uygulanabilmesi için, basın ve yayın araçlarının kullanılmış olması yeterli değildir. Basın ve yayın araçlarının kullanılmasının suçun işlenmesini kolaylaştırması, hileli hareketlerin gerçekleştirilmesi ve mağdurun aldatılmasında etkili olması gerekmektedir. Ayrıca suçun işlenmesinde basın ve yayın araçlarının kim tarafından kullanıldığı önemli değildir.”

T.C. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 15.03.2017 Tarih ve 2015/7671 Esas – 2017/1907 Karar  sayılı kararıSanığın aşamalarda değişmeyen ifadesinde, yaptıkları iş nedeniyle katılandan alacağı olduğunu savunması, katılanın ise sanıkla ortak iş yaptıklarını ancak herhangi bir borcu olmadığını belirtmesi, tanıkların da tarafların ortak iş yaptıklarını beyan etmeleri karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, alacak iddiaları ile ilgili olarak sanığın ve katılanın birbirlerine karşı açmış oldukları hukuk davalarının olup olmadığının taraflara sorularak tespit edilmesi, sanığın alacağı olduğu yönündeki iddiasını doğrular mahiyette belge ve kayıtların bulunup bulunmadığının araştırılması, gerekli görüldüğü takdirde toplanan delillerle dosyanın bilirkişiye tevdiinin sağlanarak sanığın katılandan icra takibine konu ettiği tutarda alacağının olup olmadığının kesin olarak tespitinden sonra eylemin TCK’nın 159. maddesi kapsamında bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık suçu oluşturup oluşturmadığının tartışılmaması bozma nedenidir.

  • Basit Dolandırıcılık Suçunun Cezası :

Basit dolandırıcılık suçunda fail 1 yıldan 5 yıla hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Madde metninde hapis cezası ve adli para cezası birlikte aynı yaptırımın birer parçası olarak düzenlenmiştir. Yani faile hem hapis cezası hem de adli para cezası aynı anda verilecektir. Faile verilecek adli para cezasının miktarı meydana gelen zararın büyüklüğüne göre belirlenecektir.

  • Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Cezası :

Nitelikli dolandırıcılık suçu işleyen fail, 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Aşağıdaki sayılacak hallerde ise nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası alt sınırı 4 yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz:

  • Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
  • Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle,
  • Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
  • Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
  • Sigorta bedelini almak maksadıyla,
  • Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle
  • Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle.
  • Dolandırıcılık Suçunun Cezasını Arttıran Haller :
  • Üç veya daha fazla kişi tarafından birlikteişlenen dolandırıcılık suçlarında;
    1. TCK md.157’de düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun cezası, 1,5 yıldan 7,5 yıla kadar hapis cezası 7.500 güne kadar adli para cezasıdır.
    2. TCK md. 158/1-a,b,c,d,g,h,i fıkralarında ve TCK md.158/2 düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası, 4,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ve 7,500 güne kadar hapis cezasıdır.
  • Üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte, aşağıdaki şekillerde işlenen nitelikli dolandırıcılık suçu cezasının alt sınırı 6 yıldan az olamaz:
    1. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak (158/1-e),
    2. Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle (158/1-f),
    3. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle (158/1-f),
    4. Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla (158/1-j),
    5. Sigorta bedelini almak maksadıyla (158/1-k),
    6. Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle ((158/1-L).
  • Suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen dolandırıcılık suçlarında;
    1. TCK md.157’de düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun cezası, 2 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası 10.000 güne kadar adli para cezasıdır.
    2. TCK md. 158/a,b,c,d,g,h,i fıkralarında düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası, 6 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ve 10.000 güne kadar hapis cezasıdır.
  • Suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde aşağıdaki şekillerde işlenen nitelikli dolandırıcılık suçu cezasının alt sınırı 8 yıldan az olamaz:
    1. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak (158/1-e),
    2. Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle (158/1-f),
    3. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle (158/1-f),
    4. Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla (158/1-j),
    5. Sigorta bedelini almak maksadıyla (158/1-k),
    6. Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle ((158/1-L).
  • Dolandırıcılık Suçunda Etkin Pişmanlık :

Failin dava açılmadan önce, yani soruşturma aşamasında mağdurun zararını gidermesi halinde faile verilecek cezanın 2/3’ü kadarı indirilebilir. Zararın dava açıldıktan sonra, yani kovuşturma aşamasında hüküm verilmeden önce karşılanması halinde faile verilecek cezanın 1/2’si indirilebilir. Dolandırıcılık suçu nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indiriminden suça yardım eden veya azmettiren de yararlanabilir.

Ayrıca basit veya nitelikli dolandırıcılık suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi veya cezanın ertelenmesi mümkündür.

Saygılarımızla

Eskişehir Ceza Avukatı Oğuz Özdemir 

Not: Bültenimizde yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alır tarzda hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için büromuzla veya avukat bir meslektaşımız ile bağlantıya geçmenizi tavsiye ederiz. İletişim için tıklayınız.

Bu site sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, sitede yer alan bilgilendirmeler Türkiye Barolar Birliğinin ilgili düzenlemeleri uyarınca hazırlanmıştır.

Saygılarımızla
Avukat Oğuz Özdemir Hukuk ve Danışmanlık Bürosu

Not: Bültenimizde yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alır tarzda Ceza Hukuku kategorisinde yer alıp, Ceza Hukuku Avukatı tarafından hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için büromuzla veya avukat bir meslektaşımız ile bağlantıya geçmenizi tavsiye ederiz. İletişim için tıklayınız.

Bu internet sitesindeki her türlü bilgi Eskişehir Barosuna kayıtlı Oğuz Özdemir Hukuk Bürosu tarafından yalnızca bilgilendirme amacıyla, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirtilen ilgili düzenlemeleri uyarınca hazırlanmıştır.
Eskişehir Avukat ihtiyaçlarınız için bize ulaşarak hukuki sorunlarınız için destek alın. Avukat Eskişehir ve Çevre İllerde yaşayacağınız hukuki yardım ve ihtiyaçlarınızda, Eskişehir Avukat Oğuz Özdemir Hukuk Bürosu olarak Eskişehir Avukat ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.