Cinsel Taciz Suçu

Eskişehir Avukat ve Hukuk Hizmetleri

Ceza Hukuku

Cinsel Taciz Suçu Eskişehir Ceza Hukuku Avukatı tarafından | 18 Aralık 2023 tarihinde yazıldı.

Cinsel Taciz Suçu

Cinsel taciz suçu, cinsel arzu ve isteklerini tatmin etmek üzere bir kimsenin başka bir kimseyi bedensel herhangi bir temasta bulunmadan rahatsız etmesidir. Şöyle ki; cinsel amaçla işlenen bir fiilin cinsel taciz suçunu oluşturması için failin, mağdurun bedenine sürtünme, dokunma, okşama veya başka herhangi bir surette temas etmemesi gerekir. Mağdurun bedenine fiziksel temasta bulunulduğu anda cinsel saldırı suçu oluşacaktır. Cinsel taciz suçu serbest hareketli bir suçtur. İnstagram, Twitter, facebook, telefon, mesaj, whatsapp gibi platformlar üzerinden veya internet yoluyla başka bir yöntem kullanılarak da işlenebilir. Türk Ceza Kanununda cinsel suçlar TCK 102. Madde ile 105. Madde arasında düzenlenmiştir

Cinsel Taciz Suçu TCK madde 105

(1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Suçun;

a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,

c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

e) Teşhir suretiyle,

İşlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.

Cinsel Saldırı Suçu: 18 yaşından büyük veya 15-18 yaş aralığında mağdurlara yönelik (hile, cebir, tehdit veya iradeyi etkileyen başkaca bir neden olmaksızın) bedensel temasta bulunmak suretiyle cinsel amaçla işlenen fiilleri cezalandırmaktadır (TCK 102. madde)

Cinsel İstismar Suçu: Kural olarak 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı bedensel temasta bulunmak suretiyle cinsel amaçla işlenen fiilleri cezalandırmaktadır. 15-18 yaş grubunda olan çocuklara karşı hile, cebir, tehdit veya iradeyi etkileyen bir nedenle çocuğun bedeni üzerinde icra edilen fiiller de cinsel istismar suçu olarak nitelenir. (TCK 103. madde)

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu: 15-18 yaş grubunda yer alan çocuklarla, çocuğun kendi rızasıyla cinsel ilişkiye girilmesi halinde reşit olmayanla cinsel ilişki suçu oluşur. (TCK 104. madde)

Cinsel Taciz Suçu: Mağdurun yaşına bakılmaksızın, fail ile mağdur arasında bedensel temas olmadan cinsel davranışlarla işlenen fiilleri cezalandırmaktadır (TCK 105. Madde) TCK’nın 105. maddesiyle cinsel taciz suçu düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunu cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar kapsamına giren cinsel taciz suçu 105. maddede düzenlenmiştir. Cinsel taciz kişinin vücut bütünlüğüne dokunulmaksızın mağdurun rızası dışı cinsel amaçlı hareketleri kapsamaktadır. 105. maddenin birinci fıkrasında suçun basit hali düzenlenmişken ikinci fıkrasında nitelikli halleri sayılmıştır.

Cinsel Taciz Suçunun Şartları

TCK madden 105’te düzenlenen cinsel taciz suçunun oluşabilmesi için kişinin dokunulmazlığını ihlal etmeden, cinsel amaç taşıyan, mağduru rahatsız eden ve rızasının dışında bir eylem olmalıdır. Eğer fail işlediği suçta mağdura karşı bir teması var ise bu fiil zaten cinsel taciz suçuna değil TCK’nin 102. maddesindeki cinsel saldırı suçuna dahil olacaktır. Cinsel taciz; bir kimsenin cinsel olarak vücut bütünlüğü ihlal edilmek mağdurun vücuduna dokunulmaksızın, cinsel amaçlı söz söylenmesi, hareket yapılması veya cinsel içerik taşıyan hal, hareket ve davranışlarla rahatsız edilmesidir.

Cinsel Taciz Suçları

Basit cinsel taciz suçları
Nitelikli cinsel taciz suçları
Neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış cinsel taciz suçları

TCK madde 105’te düzenlenen cinsel taciz suçunun hukuki konusu mağdurun vücut dokunulmazlığına karşı olmayan cinsel bütünlüğünün ihlalidir.

Suçun maddi unsuru bir kimseyi cinsel amaçlı taciz etmektir. Manevi unsuru ise kasttır, failin cinsel amaçla hareket etmesidir. Cinsel arzularını tatmin etmek amacıyla hareket etmesi bu suç için yeterlidir. Tatmin olmaması bu suçun oluşmasına engel olmayacaktır.

TCK’de düzenlenen her suçun maddi ve manevi unsurları vardır. Suçun maddi unsurları fail, fiil, mağdur ve suçun hukuki konusundan oluşur. Suçun manevi unsurunda suçun kasten veya taksirle işlendiği ile ilgileniriz. Failin kendisini savunma hakkı vardır. Cinsel taciz suçunda müdafiinin dosya inceleme yetkisi kısıtlanamaz. Çünkü dosya inceleme yetkisinin kısıtlanması kanunda numerus clauses yani sınırlı sayıda belirtilmiştir. Konu ile ilgili Eskişehir ceza avukatından bilgi alabilirsiniz.

Cinsen Taciz Suçunun Unsurları

TCK madden 105’te düzenlenen cinsel taciz suçunun oluşabilmesi için kişinin dokunulmazlığını ihlal etmeden, cinsel amaç taşıyan, mağduru rahatsız eden ve rızasının dışında bir eylem olmalıdır. Eğer fail işlediği suçta mağdura karşı bir teması var ise bu fiil zaten cinsel taciz suçuna değil TCK’nin 102. maddesindeki cinsel saldırı suçuna dahil olacaktır. Cinsel taciz suçunun taksirle işlenebileceği kanunda düzenlenmediği için yalnızca kastla işlenebilir.

Özel kast aranmakta olup, öğretide bazı yazarlar genel kastın da yeterli olduğunu düşünmektedir. Ancak örneğin topluma açık bir alanda, failin mağdura uzun uzun bakması cinsel taciz suçuna vücut vermeyecektir.

TCK madde 105’te düzenlenen cinsel taciz suçunun hukuki konusu mağdurun vücut dokunulmazlığına karşı olmayan cinsel bütünlüğünün ihlalidir. Cinsel taciz; bir kimsenin cinsel olarak vücut bütünlüğü ihlal edilmek- sizin, yani mağdurun vücuduna dokunulmaksızın, cinsel amaçlı söz söylenmesi, hareket yapılması veya cinsel içerik taşıyan hal, hareket ve davranışlarla rahatsız edilmesidir.

TCK madde 105’te düzenlenen cinsel taciz suçunun hukuki konusu mağdurun vücut dokunulmazlığına karşı olmayan cinsel bütünlüğünün ihlalidir. Cinsel taciz; bir kimsenin cinsel olarak vücut bütünlüğü ihlal edilmek- sizin, yani mağdurun vücuduna dokunulmaksızın, cinsel amaçlı söz söylenmesi, hareket yapılması veya cinsel içerik taşıyan hal, hareket ve davranışlarla rahatsız edilmesidir.

Cinsel Taciz Suçunun Faili

Bu suçun faili herkes olabilir. YTCK ile 765 sayılı TCK’dan farklı olarak, bu suçun failinin erkek yanında kadınların da olabileceği kabul olunmuştur. Bu suç, aynı cinsler arasında olduğu gibi, aynı cinsler arasında da işlenebilir. Bir kadın da bu suçu bir erkeğe veya kadına karşı işleyebilecektir. Failin yaşının genel hükümler dışında bir özelliği bulunmamaktadır. Maddenin 2. fıkrasına göre suçun belli kimseler tarafından işlenmesi, cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.

Her suçun bir faili vardır ancak TCK’de düzenlenen suçlarda fail gerçek kişidir. Özel faillik durumu olmadığı için fail herkes olabilir. Fiil herkes tarafından işlenebileceğinden cinsiyetin bir önemi yoktur. Uygulamada sıklıkla erkekler fail olsa da kadınların da fail olduğu durumlar vardır. Aynı zamanda fail eylemini bilerek ve isteyerek cinsel amaçla işlemelidir.

Cinsel Taciz Suçunun Mağduru

Bu suçun mağduru da herkes olabilir. Madde metnindeki “bir kimseyi” ibaresinden anlaşılan da budur. Mağdur farklı cinsten olabileceği gibi, aynı cinsten de olabilir. Evli veya bekâr olmasının bir önemi yoktur. Bu suçun mağdurunun çocuk olması da mümkündür. Mağdurun 18 yaşın- dan küçük olması, 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle daha fazla ceza verilmesini gerektiren nitelikli hal olarak öngörülmüştür.

Bu suçun maddenin 2. fıkrasında belirtilen kimselere karşı işlenmesi aynı fıkrayla ağırlaştırıcı neden olarak kabul olunmuştur. Mağdur 18 yaşından küçükse CMK’nın 234/2. maddesi uyarınca kendisine vekil atanmalıdır.

Cinsel taciz eylemi için mağdurun rahatsız olması, cinsel özgürlüğünün ihlal edilmesi gerekmektedir. Eylemin suç olarak kabul edilmesi için bir de mağdurun rızası olmaması gerekir. Rızanın varlığı her somut olay ışığında ayrı ayrı değerlendirilecektir. Davranışlar mağdurun vücuduna temas şeklinde ani işlenebileceği gibi devamlı nitelikte de olabilir. Mağdura karşı söz, davranış ya da yazı bu suçun oluşması için yeterlidir.

Suçun Fiili

Cinsel taciz suçunun oluşabilmesi için mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen fakat cinsel bütünlüğüne zarar veren; söz, hareket ve davranışlardır. Bu söz hareket veya davranışların cinsel amaç taşıması gereklidir. Hangi olayın taciz hangi olayın taciz olmadığını anlamak bazen zor olabiliyor, her somut olayda ayrı ayrı değerlendirmek daha doğru olacaktır. Mağdura herhangi bir cinsel amaçlı fiziksel temas olması halinde TCK’nin 102. maddesindeki cinsel saldırı suçu oluşacaktır.

TCK’nın 105. maddesine göre cinsel taciz suçunun hareket unsuru “cinsel amaçlı olarak taciz etmektir”, aynı maddenin gerekçesinde de cinsel taciz, cinsel yönden ahlak temizliğine aykırı olarak mağdurun rahatsız edilmesinden ibarettir biçiminde gösterilmiştir.

Cinsel taciz teşkil eden eylemler sözle, yazıyla veya davranışla işlenebilir. Burada söz, yazı ve davranışın cinsel amaçlı olarak yapılmış olması aranır. Cinsel amaçlı olmayan, karşı tarafın rencide etmek için yapılan örneğin, futbol maçlarında karşı takım taraftarını rencide etmek için yapılan el kol hareketleri veya sözler, cinsel taciz suçunu değil, hakaret suçunu oluşturacaktır.

Hangi eylemlerin cinsel taciz niteliğinde olduğu, hangi eylemlerinde olmadığını somut olaya göre hâkim belirleyecektir. Yargıtay’ a göre “eylemin cinsel amaçla işlenip işlenmediği ya da hangi fiilin cinsel taciz suçunu oluşturacağı belirlenirken sosyal hayatın gerekleri, tarafların konumları ile aralarındaki ilişki gözetilmeli, bu kapsamda ahlaki kurallara uygun evlenme teklifi, tanışma isteği veya beğeni ifadelerinin cinsel taciz suçunu oluşturmayacağı kabul edilmelidir.

Bununla birlikte evlenme veya arkadaşlık isteğinin iç çamaşırı hediye etme veya cinselliğe yönelen sözlerle gerçekleştirilmesi örneklerinde olduğu gibi kaba ve rahatsız edici bir üslupla yapılması, teklifin reddedilmesine karşın eylemin mağduru rahatsız edecek şekilde sürdürülmesi yahut mağdurun Medeni Kanun hükümlerine göre evlenme imkanı bulunmayan bir çocuk veya taraflardan birinin evli olması örneklerinde olduğu gibi evlilik veya arkadaşlık ilişkisinin önünde kanuni veya ahlaki engellerin bulunması durumlarında cinsel taciz suçunun oluşacağında hiç bir şüphe bulunmamaktadır.”

 

Suçun Manevi Unsuru

Suçun manevi unsurunda suçun kast veya taksirle işlendiğiyle ilgilenmekteyiz. Türk Ceza Kanununda taksirle işlenen suçlar bellidir. Söz konusu suçun taksirle işlenme imkanı yoktur. Sadece kastla işlenir. Failin ayrıca cinsel amaçla hareket etmiş olması aranır.” Ayrıca fail mağdura karşı hakaret kastıyla hareket etmişse bu suç değil, TCK’nın 125 ve devamı maddelerince düzenlenen sövme suçu gündeme gelecektir.

Şayet taciz oluşturan davranış cinsel amaçlı değil de, sadece birilerini rahatsız etmek amacıyla mağdurun rahat ve huzurunu bozmak saikiyle yapılmışsa cinsel taciz suçu değil, TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturur.” Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır.

Bu suçun oluşabilmesi için, kanunun metninde yazılı bulunan telefon etme gürültü yapma ya da aynı maksatla hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.

Hâkim davranışın cinsel amaçlı olup olmadığını somut olayın özelliğine göre takdir edecektir. Eylemin cinsel amaçla işlenip işlenmediği ya da hangi fiilin cinsel taciz suçunu oluşturacağı belirlenirken sosyal hayatın gerekleri, tarafların konumları ile aralarındaki ilişki gözetilmeli, bu kapsamda ahlaki kurallara uygun evlenme teklifi, tanışma isteği veya beğeni ifadelerinin cinsel taciz suçunu oluşturmayacağı kabul edilmelidir.

Nitelikli Cinsel Taciz Suçu

Türk Ceza Kanunun 105. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen haller suçun cezasını ağırlaştırıcı nitelikli hallerdir.

TCK 105/2:

Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından, Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, Teşhir suretiyle, İşlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.’

Cinsel Taciz Suçunun Cezası

TCK madde 105’te cinsel taciz suçu düzenlenmiştir. Buna göre; Cinsel taciz suçu işlendiği takdirde üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya adli para cezasına hükmolunur. Eğer bu fiilin mağduru çocuksa altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

TCK 105. maddenin ikinci fıkrasında suçun nitelikli halleri sayılmış ve bu hallerde cezanın yarı oranında arttırılacağı belirtilmiştir. Yine aynı fıkrada taciz suçu sebebiyle mağdur işi bırakmak, okulunu bırakmak ve ailesinden ayrılmak zorunda kalmışsa verilecek hapis cezasının bir yıldan az olmamasına karar verilmiştir.

Cinsel özgürlük, üzerinde tasarruf edilebilecek bir haktır. Mağdurun geçerli olan rızası hukuka aykırılığı ortadan kaldırır. Rıza bizzat mağdur tarafından verilmelidir. Mağdur rızayı verirken ehil olmalıdır yani akıl hastalığı ya da yaş küçüklüğü durumlarında geçerli bir rızadan bahsedemeyiz. Rızanın varlığı somut olayın özelliklerine göre belirlenecektir. Rıza mağdurun ikrarı ile verilebileceği gibi toplanan delillerle zımni rıza olarak da kabul edilebilir. Olay tarihinde 15 yaşını doldurmamış mağdurun rızası hukuken geçerlidir. Ancak 15 yaşını ikmal etmemişse mağdurun rızası geçerli değildir.

Suçun Özel Görünüşlerinin Biçimleri

Cinsel taciz suçu mağdurun doğrudan kişiliğine karşı işlenmiş bir suçtur. Kişiye sıkı sıkıya bağlı bir şikayet hakkı mevcuttur. Ancak mağdur 15 yaşından küçük olabilir. Bu durumda mağdura; veli, vasi, kanuni temsilci, temsil kayyımı atanabilir. Yargıtay’ın içtihatlarına göre, 15 yaşını doldurmuş ama 18 yaşını bitirmemiş bir çocuk şikayet hakkını bizzat kullanabilir.

Şikâyet hakkını bizzat kullanan çocuk ile kanuni temsilcisinin iradesinde çelişki olması halinde, mağdurun iradesi dikkate alınır. 15 yaşını doldurmamış bir çocukla atanan kanuni temsilcisinin iradesi çelişiyorsa, kanuni temsilcinin iradesi dikkate alınacaktır. Kişi şikâyetinden sonradan vazgeçebilir ancak aynı olay için tekrardan şikayette bulunamaz. Yani şikâyetten vazgeçmeden, vazgeçme mümkün olmamaktadır.

Teşebbüs

Bu suça teşebbüs mümkündür. Bir kimse işlemeye kastettiği cinsel taciz suçunun işlenmesine elverişli hareketlerle ve doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise bu suç teşebbüs aşamasında kalmıştır. Davranışlar bölümlere ayrılabildiği oranda suç teşebbüse uygun hale gelmektedir.

TCK madde 35’te suça teşebbüs tanımlanmıştır. Buna göre kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Cinsel taciz suçunda teşebbüs çok nadir durumlarda gözlenir.

İştirak

TCK madde 37, 38 ve 39’da suça iştirak düzenlenmiştir. Birden fazla kişinin bu suçu işlemeye irade ve kararı ile iştirak durumu ortaya çıkar. İştirak suçun icrası sırasında yardım ederek olabileceği gibi suç öncesinde azmettirme olarak da karşımıza çıkabilir. Bu suça iştirakın her türlüsü mümkündür. Bir kimse oğlunu komşunun kızına cinsel içerikli sözler söylemek için azmettirebilir veya cinsel içerikli ibareler içeren mektubu mağdura götüren kimse, asli faile mağdurun telefon numarasını veren kişi de suça yardım etmiş olur.

İştirak kelime anlamıyla ortak olmak anlamına gelir. Yani birden çok failin farklı eylemleriyle aynı suça ortak olmasıdır. Cinsel taciz suçuna karşı her türlü iştirak mümkün olmaktadır.

İçtima

Türk Ceza Hukukunda failin birden çok suç işlemesi halinde bazı durumlarda tüm suçlar tek suç çatısı altında toplanır ve ona göre ceza verilir. Buna suçların içtiması denir. TCK 42, 43 ve 44. maddelerinde düzenlenmiştir. Cinsel taciz suçu, bir kimseye değişik zamanlarda birden fazla defa taciz teşkil eden sözü, yazıyı veya hareketi gerçekleştirmek suretiyle veya failin tek hareketiyle birden fazla kimseye taciz teşkil eden eylemlerde bulunmak suretiyle işlenirse zincirleme suç hükümleri uygulanır.

Değişik kimseleri değişik zamanlarda cinsel taciz teşkil eden eylemlerde bulunulursa, gerçek içtima hükümleri uygulanacak, zincirleme suç hükümleri uygulama yeri bulamayacaktır.

Ancak birden fazla kimseye karşı fail suçu işledikten sonra, aynı kişilere karşı aradan belli süre geçtikten sonra tekrar işler ise, faile verilen cezadan önce TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca, daha sonra da aynı Yasanın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerekir.

Zincirleme Suç

Cinsel taciz suçlarında fail aynı mağdura karşı farklı zaman aralıklarında bu suçu işlerse zincirleme suç kapsamına girecek ve cezası arttırılacaktır. TCK madde 43/1’de aynı mağdura karşı işlenen zincirleme suçlardan TCK madde 43/2’de farklı mağdurlara karşı işlenen zincirleme suçlardan bahsedilmiştir. Aynı kişiye karşı farklı zamanlarda işlenen cinsel taciz suçlarında ve birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenen cinsel taciz suçlarında zincirleme suç hükümlerine göre cezası arttırılır.

Cinsel taciz suçu diğer suçlardan içerik itibariyle farklıdır. Cinsel taciz suçunda bedensel temas aranmazken, cinsel istismar ve cinsel saldırı suçlarında bedensel temas aranır. Bu nedenle aynı suç kategorisi altında değerlendirilmemelidir. Dolayısıyla farklı zamanlarda gerçekleştirilen bu üç eylem gerçek içtimanın konusunu oluşturacaktır. Eyleme karşı zincirleme suç hükümlerine göre ceza verilmesi için, cinsel taciz suçunun aynı mağdura değişik zamanlarda birden fazla kez işlenmesi gerekir.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezası

Türk Ceza Kanununda adli para cezası direkt verilebilmekle birlikte hapis cezasına ek olarak da verilebilir. Cinsel taciz suçunun düzenlendiği 105. maddenin ilk fıkrasında mağdurun şikayeti üzerine üç aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacağı veya adli para cezası alacağı belirtilmiştir fakat suçun bir çocuğa karşı işlenmesi halinde adli para cezasına çevrileceği hakkında bir hüküm bulunmamaktadır.

Cezanın Ertelenmesi

Türk Ceza Hukukunda belli suç ve durumlarda cezanın ertelenmesi mümkündür cinsel taciz suçu da bu suçlar kapsamına girmektedir. Cinsel taciz suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilmesi durumunda şartlar varsa hakim cezayı erteleyebilir. Cinsel taciz suçu ve cezası ile ilgili Eskişehir ceza avukatlarından bilgi alabilirsiniz.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Mahkemece sanığın tekrar suç işlemeyeceği kanaatine varılması mahkeme, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarını, kişilik özelliklerini göz önüne alarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varırsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verir. Cinsel taciz suçlarında hükmün açıklanmasının geriye bırakılması mümkündür. Temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeden kesinleşen hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı kanun yararına bozma yoluna götürülebilir.

Bu nedenle cinsel taciz suçundan verilen mahkumiyet kararlarının hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararlarına çevrilmesine itiraz edilebilir. Bu itirazların sonucunda verilen ret kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmelidir.

Şikayet Süresi

Türk Ceza Kanununun 105. maddesindeki cinsel taciz suçunun basit halinin soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bir suçtur ve şikayet için belirtilen süre 6 aydır. TCK’nin 105/1. maddesinde düzenlenen basit cinsel taciz suçu takibi şikâyete bağlı bir suçtur. Cinsel taciz suçu ile ilgili Eskişehir ağır ceza avukatı ekibimizden bilgi alabilirsiniz.

Suçun nitelikli ve neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış halinin cezalandırılması şikayete tabi değildir. Cumhuriyet savcısı, suçu öğrendiği sürece resen soruşturmayı başlatabilir. Mağdur herhangi bir Cumhuriyet savcılığına veya emniyet birimlerine başvurabilir. Bu kapsamda CİMER’e yapılan başvurular da adli birimlere müracaat edilmesini gerektirmeden şikayet kabul edilmelidir. Suçu öğrenen Cumhuriyet savcısı, mağdurun ifadesini dinler ve soruşturmayı genişletir. Cinsel Taciz suçu ve cezası ile ilgili Eskişehir ceza avukatı ekibimizden bilgi alabilirsiniz.

Zamanaşımı

Cinsel taciz suçunda olağan dava zamanaşımı süresi 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesine göre suç tarihinde on sekiz yaşından büyük olan sanıklar için 8 yıl, olağanüstü (uzatılmış) dava zamanaşımı süresi ise 12 yıldır. TCK’nin 66/2. maddesine göre suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan sanıklar için olağan (asli) dava zamanaşımı süresi 4 yıl, olağanüstü (uzatılmış) dava zamanaşımı süresi ise 6 yıldır. (1/2) TCK’nin 66/2. maddesine göre suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanıklar için olağan (asli) dava zamanaşımı süresi 5 yıl 4 ay, olağanüstü (uzatılmış) dava zamanaşımı süresi ise 7 yıl 12 aydır. (2/3)

Bir suçla ilgili olarak; şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir. Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar.

Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.

Zamanaşımı açısından hapis cezası esas alınmalıdır. Adli para cezası esas alınarak zamanaşımı tespiti yapılamaz. Cinsel taciz suçunda yeniden yargılama yapılabilecek durumlar oluşabilir. Mahkemenin de bu talebi kabul ettiği tarihten itibaren zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Cinsel taciz suçunda, suçun tamamlanma tarihinden itibaren zamanaşımı işlemeye başlar. Teşebbüs aşamasında kaldıysa en son eylemden itibaren, zincirleme suç şeklinde işlenmişse son suçun işlenmesinden itibaren zamanaşımı süreleri işler.

Cinsel Taciz Suçu Görevli Mahkeme

‘’Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır.’’ (5235 sayılı kanun m. 11) Aynı kanunun 14. Maddesinde ise mahkemelerin görevlerinin belirlenirken, ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenlerin gözetilmeden suçun cezasının üst sınırının dikkate alınacağı belirtilmiştir.

TCK m. 105’de de cinsel taciz suçunun cezası üç aydan iki yıla kadar adli para cezası, altı aydan 3 yıla kadar hapis cezası şeklinde değerlendirilmiştir. Cinsel taciz suçunun hem basit halinin hem de nitelikli halinin üst sınırı 10 yılı geçmediği için görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

Kural olarak davaya bakma yetkisi suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. Yani mağdurun cinsel tacize maruz kaldığı yer mahkemesi yetkilidir. Cinsel taciz teşebbüste kalmışsa son icra hareketinin yapılacağı yer mahkemesi yetkiliyken, zincirleme şeklinde işlenirse son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkili olacaktır. Suç; yayımlanan basılı bir eserle işlenebilir, bu durumda eserin yayın merkezi olan yer mahkemesi yetkilidir.

Eserin birden çok yerde basılması durumunda yine eserin basıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Suçun işlendiği yer belli olmayabilir. Bu durumda şüpheli veya sanığın yerleşim yeri mahkemesi yetkili olacaktır. Türkiye’de yerleşim yeri olmayan kişi için Türkiye’deki son adresinin olduğu yer mahkemesi yetkilidir. Mahkeme yine belirlenemiyorsa ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.

 

Saygılarımızla
Avukat Oğuz Özdemir Hukuk ve Danışmanlık Bürosu

Not: Bültenimizde yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alır tarzda Ceza Hukuku kategorisinde yer alıp, Ceza Hukuku Avukatı tarafından hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için büromuzla veya avukat bir meslektaşımız ile bağlantıya geçmenizi tavsiye ederiz. İletişim için tıklayınız.

Bu internet sitesindeki her türlü bilgi Eskişehir Barosuna kayıtlı Oğuz Özdemir Hukuk Bürosu tarafından yalnızca bilgilendirme amacıyla, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirtilen ilgili düzenlemeleri uyarınca hazırlanmıştır.
Eskişehir Avukat ihtiyaçlarınız için bize ulaşarak hukuki sorunlarınız için destek alın. Avukat Eskişehir ve Çevre İllerde yaşayacağınız hukuki yardım ve ihtiyaçlarınızda, Eskişehir Avukat Oğuz Özdemir Hukuk Bürosu olarak Eskişehir Avukat ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.